Popular Post

Archive for Aralık 2008

By : Murat PINAR
ZAMAN İNSAN HAYATININ EN ÖNEMLİ PARÇASIDIR, GERİ DÖNDÜRÜLEMEYEN TEK ŞEY ZAMANDIR...

"Hedefi olmayan gemiye hiçbir rüzgar yardım etmez. MONTAIGNE"
"Herkes yanlış yapar, ancak ahmaklar yanlışlarında direnirler. CICERO"
"Büyük sıçrayışı gerçekleştirmek isteyen, birkaç adım geriye gitmek zorundadır. Bugün yarına dünle beslenerek yol alır. Bertolt Brecht "
"Yaşamımda edindiğim en büyük bilgi şudur; Kendi kendine yardım etmeyi bilmeyene , hiç kimse yardım etmez. Pestalozzi "
"Yaşamda en önemli şey kazançlarımızı kullanmak değildir. Bunu herkes yapar. Asıl önemli olan kayıplarımızdan kazanç sağlamamızdır. Bu zeka gerektirir;akıllı insanlarla aptal insanlar arasındaki fark budur. William Bolith "


Harun Bircan

Tag : ,

Kar Taneleri

By : Murat PINAR
İstanbul Teknik Üniversitesi
Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi
Meteoroloji Mühendisliği Bölüm Başkanı
Prof. Dr. Mikdat KADIOĞLU 'nun konuyla ilgili olarak
"TÜBİTAK Bilim ve Teknik Dergisi"nde yazdıkları:

Kar taneleri limit hıza ulasana kadar havada hem bir birleriyle, hem de sıvı su damlacıklarıyla çarpışıp onlara yapışır. Biz buna meteorolojide çarpışma-birleşme teorisi deriz. Kar kristalleri çarpışma-birleşmeyle çok büyüdüklerinde de bir kaç kar kristali oluşturacak şekilde parçalanırlar. Çarpışma ve yapışma olmayıp buluttan ayrılan bir kar tanesi, yere yine tek bir kar tanesi olarak düşseydi, dünyada doğru dürüst miktarda kar yağışı gözlenemezdi. Kar kristalleri ancak değişmeyen limit (terminal) hıza ulaşınca oto yolda ayni hızla giden otomobiller gibi bir birleriyle çarpışmadan yere düşerler. Bizim çıplak gözle gördüğümüz limit hıza ulaşmış kar kristalleridir. Aslında limit hızda da olsa rüzgar vb nedenlerle çarpışan kar kristalleri de bir birleriyle yapışabilir. Bunu gözlemek için örneğin kar yağışının filme alınıp yavaş çekimle incelenmesi gerekir.

Kar kristalleri birbirlerine çok benzerler ama onları bir atomik mikroskop altında incelerseniz tıpkısının aynısını bulamazsınız. Bunun nedeni aynı anda su ve buz yüzeylerinden olan buharlaşma ve yoğuşmadır.

Buharlaşma ile kar kristalinin yüzeyinden havaya binlerce su molekülü kaçıyor; yoğuşma ile ise kar kristalinin üzerine havadan binlerce su molekülü gelip yapışıyor. Bu nedenle, üzerindeki binlerce su molekülünün aynı yerde ve aynı özellikte olduğu ikinci bir kar kristalini bulmak mümkün değildir.

Kaynak: http://www.biltek.tubitak.gov.tr


Kar taneleri mükemmel geometrik şekilleriyle adeta gökyüzü çiçeklerine benziyor. Bir tanesini bile en dahi mimar dakikalarca uğraşmadan çizemeyeceği halde, Mevlam milyarlarcasını her saniyede şekillendirip, eşit ağırlıklarda kesip yeryüzüne gönderiyor. İngiliz bilim adamı 24 bin kar tanesi üzerinde yaptığı araştırmada hiçbirisinin birbirine benzemediğini ve hepsinin harikulade motiflerle süslendiğini görüyor ve sonunda şu kanıya varıyor:

Dünyanın yaratılışından bu yana yağan kar tanelerinin hiçbirisi birbirine benzemiyor. Yağmur ve kar, fırtınalı havalarda dahi yağarken birbirleriyle çarpışmaz. Eğer çarpışsalar yeryüzüne gelinceye kadar dev kütleler oluşturup bizlere zarar vereceklerdi. Bu da kütlelerinin en hassas terazilerin ölçemeyeceği hassasiyette birbirine eşit olduğunu gösteriyor.

Zira birbirinden ağır maddeler düşerken, ağır olanı daha hızlı yol alarak önünde bulunana çarpabilir ve kar tanelerinde de birleşme özelliği olduğundan zararlı kütleler oluşturabilirlerdi.


Tag : ,

Nikola Tesla

By : Murat PINAR
Nikola Tesla 19 ve 20 yüzyılın en ilginç buluşçularından birisidir. Onun gizemli buluşları her zaman ilgi çekmiştir. Hatta doğa olaylarını etkileyebildiği üzerine söylentiler bile yayılmıştır.
Tesla 10 temmuz 1856 yılında Hırvatistan’da doğmuştur. New York’da öldüğünde ise tarih 07 Ocak 1943’dür. Uzunca bir süre yaşamış olan Tesla günümüzde kullandığımız alternatif akım motorlarının ortaya konulmasını sağlayan dönen manyetik alanı (rotating magnetic field) keşfetmiştir. 1884’de Amerika Birleşik Devletlerine iltica etmiş ve ertesi yıl alternatif akım dinamolarının paten haklarını George Westinghouse’a satmıştır. 1891 yılında ise Tesla Bobini'ni icat etmiştir.
Mühendislik kariyerine Avustruya’da Graz Teknik Üniversitesi'nde başlamış ve Prag’da Prag Üniversitesi'nde devam etmiştir.
Tesla’nın inanılmaz bir hafızası vardı. Altı dili çok rahat konuşabiliyordu( Sırpça, Türkçe, Almanca, İngilizce, Fransızca ve İtalyanca) . Gratz'daki Bilim Enstitüsü'nde 4 sene matematik, fizik ve mekanik okudu. Ama onun esas ilgi alanı elektrik oldu. O dönemlerde elektrik henüz emekleme dönemini yaşayan çok yeni bir bilim dalı durumundaydı. Akkor telli ampul daha icat edilmemişti bile.
George Westinghouse’a yani, Pittsburgh’da kurulu Westinghouse Electric Company şirketinin sahibine alternatif akım jeneratörünün patent haklarını sattığı sırada Edison’un doğru akım dinamoları ile elektrik üretildiğini hatırlatmakta yarar var. Aslında Edison’la bir süre birlikte çalıştığı ve doğru akım üreteçleri ile ilgili sorunları çözmesine yardım ettiği ancak o dönem için çok önemli buluşlarına karşılık olarak Edison’un kendine söz verdiği ödülü, daha önemlisi değeri vermemesi ve doğru akım üretmek ve pazarlamak konusunda ısrarcı olması nedeniyle ayrılıp kendi çalışmalarını yapmaya başladığı bilinmektedir.
Edison’un şimşeklerini bu dönemden sonra hep çekmiş ve bir anlamda bilimsel hatta daha çok ticari kıskaçlığın kurbanı olmuştur da denilebilir. Hatta Edison West Orange, New Jersey’de çocuklara para karşılığı toplattığı başıboş sokak hayvanlarını bürokratların ve halkın katıldığı gösterilerde hazırladığı özel bir sisteme yerleştirip alternatif akım vererek ilk elektrikli infazları gerçekleştirmiştir. Edison bununla da kalmamış her yana bu infazların ve, alternatif akıma kapılıp ölen kişileri isimlerinin yer aldığı posterler astırıp halkı alternatif akımın tehlikelerine karşı uyarmış ve Westinghouse üretimi elektriğin zararlarını anlatmıştır ! Edison kazanmış olsaydı şu anda elektriğimiz çok daha pahalı ve doğru akım olacaktı!.... Gerçi o dönemde doğru akım ile işler yürütülmeye çalışılsaydı bir süre sonra ciddi bir iletim darboğazı yaşanırdı çünkü bakır fiyatları hızla artmaktaydı ve doğru akım iletimi için de oldukça kalın çaplı kablolar gerekiyordu. Bunlara ek olarak gerilim düşmesi yaşanmadan doğru akımı uzak mesafelere iletmek mümkün değildi. Oysa Tesla bobinler sayesinde önce kaynakta üretilen voltajı yükseltip bunları son derece ince sayılacak kablolarla uzak mesafelere taşıyıp daha sonra gene transformatörlerle daha düşük gerilim seviyelerine indirerek akılcı bir sistem oluşturmuştu.
Bu arada konuya ilgi duyan New York’lu Harold Brown 1889’da elektrikli sandalyeyi icat ediverdi. Zaten işe yarar bir teknolojiyi insan öldürmek için kullanmaya meraklı insanlık için müthiş bir uygulama değil mi?...
Sonraları kendi laboratuarını kuran tesla burada aydınlatma ile ilgili sayısız deneyler yapmış, gerçekleştirdiği gösterilerde kendi vücudunu iletken olarak kullanmış ve vücudundan akıttığı alternatif akım sayesinde başka hiçbir yere bağlı olmayan lambaları yakarak izleyenleri hayrete düşürmüştür. Niye mi? Tabi Edison’un alternatif akımın tehlikeli olduğu doğru akımın kullanılmasının daha güvenli olduğundan yola çıkarak Tesla’yı hedef alan karalama kampanyalarına cevap olarak. Bu arada ilk floresan ve neon lambalar da gene tesla tarafından ortaya çıkarılmışlardır. Bir keresinde Edison’a çok kızdığı bir sırada “ Edison bir konu ile ilgili olarak inanılmaz fazla efor sarf edebilir, mesela samanlıkta bir iğneyi aramak için tüm samanların altına tek tek bakabilir oysa bu tür bir işi ben mühendislik hesapları yaparak çok daha akılcı ve kısa sürede yapabilirim” demiştir.
Niyagara şelaleri üzerine kurulan Tesla ismini ve patent numaralarını taşıyan ilk hidroelektrik jeneratörü 1896’da Buffalo’ya enerji taşımıştır.
1900’lerin başlarında en ilginç buluşlarından birini gerçekleştirmiştir Tesla, karasal durağan dalga (terrestrial stationary waves) olarak adlandırılan bu buluşu sayesinde yeryüzünü iletken olarak kullanmış ve yerin bir diyapazon gibi farklı frekanslarda verilen elektrik akımlarına farklı tepkiler verebildiğini göstermiştir. Aynı zamanda 200 elektrik ampulünü aynı esasları kullanarak 40 kilometre uzaklıktan teller olmadan yakmıştır. aslında bir denemesinde ufak çaplı bir yersarsıntısına da neden olmuş daha sonraki daha güçlü denemede ise laboratuarına onarılamayacak derecede hasar verdiğinden denemelerini bırakmak zorunda kalmıştır.
Tesla elektrik enerjisinin bedava olmasını istiyordu. Westinghouse ile olan sözleşmesini yırtıp attıktan sonra 1900'de yatırımcı J.P.Morgan'ın 150,000 dolarlık mali desteği ile Long Island'da "kablosuz yayın sistemi"ni kurdu. Bu yayın kulesi telefon ve telgraf hizmeti verecek, aynı zamanda dünyaya resim, borsa haberleri ve hava durumu yayını yapacak bir tasarımdı. Morgan bunun gerçek anlamda "bedava enerji" olduğunu anlayınca desteğini çekti. Morgan'ın desteğini çekmesi Tesla'yı finansal sorunlar içine sürükledi. Kule, hurda fiyatına alacaklılara satıldı. O dönemin kamuoyu Tesla'nın deli olduğunu düşünmeye başlamıştı. Döneminin ötesinde bir insan için acı bir durum değil mi? Markoni!den 10 sene önce radyo dalgaları ile ses iletimini gerçekleştirmiş olan Tesla’ya rağmen Marconi radyonun mucidi olarak bilinmektedir.
İronik olmakla birlikte Tesla’nın bir döneminde başarı belgesi olarak Edison Madalyası ile ödüllendirildiğini söylemekte yarar var.
07 Ocak 1943'te 87 yaşında beş parasız yaşadığı New Yorker otelinde öldü. İyi bir mucit olmakla birlikte çok kötü bir ticaret adamı olan Nikola Tesla’nın belki de Thomas Alva Edison kadar ünlü olamaması acı.
Tesla bobinleri en çok ilgi çekmiş buluşlardandır. Tesla bobinleri basit olarak hava nüveli, yüksek frekanslı titreşimli trafolardır.
Son derece yüksek voltajlar üretebilirler. Hatta kapalı olsalar bile tank kapasitörleri üzerinde biriken 10.000 volt civarındaki voltaj bir insanı anında öldürmeye yetebilir. Bu nedenle son derece dikkatli denenmesi gereken cihazlardır.


Tag : ,

Copyright © Murat PINAR - Modified By - Designed by