Popular Post

Archive for Nisan 2009

Pisa--> Roma-->Frenze

By : Murat PINAR

Rahat kullanabileceğim bir makine bulursam, resimlerin hepsini ayarlar, yorumlarla süsleyerek yayınlarım..
Projeye yönelik resimleri, uygun bir kart okuyucu bulamadığım için aktaramıyorum. :)
Tag : , , ,

Carrara'da 5 gün

By : Murat PINAR
(Resimler, çektiklerimin bir bölümününden ibaret..)
Proje katılımcısı, mayıs ve diğer guruplarda ki arkadaşlara yanlarında laptop getirmelerini tavsiye ediyorum. Yoksa diğer arkadaşların nazını çekmek zorunda kalabilir, olmazsa her an kilitlenebilecek linux işletim sistemi yüklü bir makine karşısında, windows bağımlısı birisi olarak kendinizi bulabilirsiniz.(Şu an konuyu ikinci yazışım, inşallah üç olmaz..) Carrara'da akşam üzeri hayat duruyor..

Carrara yemyeşil, Emre ÖLÇEK'in de dediği gibi yaşanılası bir yer..
(Not: Afyon'luyuz)
Türkiye'de ebeveynler, sokaklarda genelde çocuklarının ellerinden tutar, ama burada köpekler gezdiriliyor abartı ölçüde.. (Gördüğüm kedilerin toplamı 4 olsa gerek.) Her zaman vurgulanan Avrupa yaşlanıyor sözünü bir nevi yaşayarak görüyoruz, yaşlı oranı oldukça fazla..
Hergün birşeyler yapmak, çevreyi tanımak adına, bir önce ki proje katılımcılarının aldığı bisiklet(ler)le ortalama 20 km yaparak günü tamamlıyorum. Hatta iki gün öncesi fazla dalmış olacağız ki, Provincia Di Massa-Carrara (üzerinde kırmızı bir çarpı) yazısını görmüşüz. Dalgınlıktan değil de, yeşilin ve sahilin cezbediciliği olsa gerek.. Eve dönüşü de, sahilin zıttı olarak dağların arkasından yaptım, bu serüven baya zor oldu ama keyifliydi..(Fotoğraflarla süsleyemediğim için özür dilerim..)
Projeye yönelik ilk haftamız akademi gezintileri, sonraki haftalarsa ocak ve fabrika gezintileriyle geçecekmiş.
Akademi kısmında öğrencilerin, akademisyenlerin, heykeltıraşların yaptıkları sanatsal objelerle bol bol başbaşa kaldık.. Haliyle hayranlık uyandıracak eserlerle beraber, "bu neymiş..!" der gibi çöpe atabilecek çok yapıt gördüğümüzü söyleyebilirim.. Bu gezintiler de, mermerin sanatsal eserlere dönüşüm süreçleri hakkında, dil sorunu yüzünden yeterince olmasada, bir kısım yararlı bilgiler edindik..
Saat 02:30(Carrara), yazmaya devam edersem yarın ki planlar(daha hazırlamadım..) sekteye uğrayacak..

Carrara

By : Murat PINAR
Roma sonrası Carrara dayız. İki arkadaş ile(Emre ÖLÇEK, Sabri DÜNDAR), Roma'nın klasik yapıda ki evlerinden birinde kalıyoruz. Laptop getirmemiştim, kullandığım makine arkadaşın ve linux işletim sistemi yüklü; windows bağımlılarından olduğumuz için linux'a özgü programları kullanmakta zorluk çekiyoruz..
O nedenle resimler biraz daha gecikecek..
Tag : , ,

Roma

By : Murat PINAR
Yagan yagmur bugun ku planlarimizi bozacak anlasilan.
Ertesi gun ve gunler Roma hakkinda daha detayli yazma ve ekleyemedigim bir bu kadar resmi de ekleme firsati bulurum muhakkak. Su an Roma sokaklarinda bir kafedeyim ve malum hesap euro olarak isliyor..
Tag : , ,

DH arkadaşlarım diyor ki ...

By : Murat PINAR
Arkadaşlar bu ayın 18'inde nasip olursa İtalya'nın Roma şehrine ineceğim..
Proje amaçlı bir seyahat olsa da, elbette fırsat buldukça, imkanlarım ölçüsünde gezip göreceğiz..
Sizlerin; gitmeden önce ki ve orada kalacağım bir aylık süreç için bulunacağı her türlü tavsiyeyi, dikkate alacağıma emin olabilirsiniz!
Şu an marcopoloturkey firmasından gidiş Roma, dönüş Milano olmak üzere biletleri ayarlama aşamasındayım..
İlk yurtdışı tecrübem olacağı için, nelerle karşılaşacağımı bilmiyorum.
Yanlız gitmiyorum, benlen beraber beş kişi Carrara'da ikamet edeceğiz.. Sadece, İtalya'ya gidiş ve dönüşlerim yanlız olacak.
Önerilerinizi not alıp, bloğuma da yansıtacağım ona göre.

Proje gidiş öncesi bloğu alıntılarla doldurmuştum. Laptop götürmeyeceğim ama fırsat buldukça yazarım inşallah.. Yakaladığım şık kareleri sizlerle de paylaşırım..



@by_rappe:
iyi yolculuklar dostum italya güzeldir hep gitmek istemişimdir bu arada kolezyumu görmeden gelme


@Mac2cryme: italyada roma başlı başına güzeldir, her yer tarih kokuyor. gidince göreceksin özellikle gitmen gereken bir yer olduğunu sanmıyorum.

@AurorAbeam: Biz bir hatalığına cosenzaya gitmiştik megep projesi kapsamında. Ayrıca 2 uçak arasında 6 saat olan süreyi roma da gezerek değerlendirmiştik. Kaliteli bir fotoğraf makinesi şart, anıları ölümsüzleştirmek için. Ayrıca aranızda italyanca bilen yoksa, mutlaka türkçe-italyanca temel cümleler, istekler vs içeren bir kitapçık alırsanız gezdiğiniz yerlerde rahat edersiniz. Ben 3 sene önce gittiğim için yaşımdan dolay doğru düzgün değerlendiremedim Şimdi olsa çok daha farklı olurdu
Ha ayrıca mayo da alın yanınıza Belki herhangi bir kıyıya gidip yüzmek istersiniz Ancak akdenizin sular çok dalgalı. Hocaların dalgalar tarafından top gibi oynandığını izlemiştim çok güzeldi
Ordan makarna almayı unutmayın. Bir bavul alın(orda çin malı çok ucuza bavullar bile var ) içine çeşit çeşit makarna doldurun. Makarnaya bayılan ben oranın makarnalarına hayran kaldım. Makarna çorbasının bile ayrı bir tadı vardı, mutlaka denenmeli.

@demircibu: milanoya git minestro çorbası içmeden gelme

@Trumpeter Swan: İtalya bence dünyadaki en güzel ülke. Şehir olarak da Roma gerçekten tarihi yönüyle çok fantastik bir şehir. İmkanım olsa orada yaşamayı isterdim ;). İnşallah birgün tekrar İtalya'ya gitmek nasip olur bana
Ayrıca kızların hepsi manken gibi keza erkeklerde öyle...

@gokhansar: roma mükemmeldir heryer başlı başına tarih... firsatin oldukça sokak sokak dolaş.gezerken trafikte dikkatli ol heryerden scooter çıkabilir akşam trafiği istanbul trafiği gibidir.
görmeni tavsiye edeceğim yerler:
Vatikan (devlet içinde devlet mutlaka görmelisin.müzesine girmeni tavsiye ederim)
Colosseo (kolezyum) (mutlaka görmelisin.içeride acaip bi sessizlik ve kan kokusu var )
Forum (romanın kurulduğu,sezar ın öldürüldüğü,yarışların yapıldığı mekan)
Aşıklar Çeşmesi
ispanyol merdivenleri
Panteon
Victor Emanuel Aniti
St. Pietro Katedrali
milanodan romaya giderken otoyollarındaki rahatlığı ve tır sayısını (asla bizdeki gibi damperli 1 kamyon görmedim )
milanonun sokaklarının temizliğine dikkat etmeni (aynı şekilde roma'nın da) öneriyorm
Tam yaşanası bir memleket

@mrtztkn: va bene va bene

@BlackPeac3: Roma dünya üzerinde benim gördüğüm en kötü şehir sadece bu kadar diyebiliyorum.
Roma'da gezmediğim tarihi yer adım atmadığım sokak kalmadı.
Ama her adımımda lanet ettim.
Şunu ciddi olarak söylüyorum ki bana deseler günlüğüne 100 euro veriyoruz ve seni romanın tarihi yerlerini dolaştırıcaz,kabul edip etmemekte düşünürüm.
Ünlü bir yazar Ankaranın en iyi şeyi istanbula dönüşüdür demiş.
bencede Romanın en iyi şeyi havaalanında kalkan uçağa binip gitmektir.
bir de Milano lafı geçmiş sanırım.
Romanın tersine Milanoda bence çok güzel bir şehir.
gördüğüm en güzel şehir.
gezmekten sıkılmayacaksın gezdikçe gezmek isteyeceksin.
eğer eline milanoda kalma fırsatı geçerse hiç düşünmeden milanoya git.
şimdiden iyi çalışmalar, iyi tatiller

@KAan21: roma güzel şehir abartma bnce
her sokağını görmen gerekmiyo zaten . yiyecek içecek biraz pahalı ama idare et artık bizm küçük pet şişe sular bile 1.5 euro orda . musluktan su iç hem ucuz hem lezzetli
ayrıca otoyolda her 10 km de bir autogril diye yerler var çok hoş bi mekan yolculuk sırasında takılırsın :D

@BlackPeac3'ten @KAan21'e misilleme:) valla bende seni anlayamıyorum nasıl güzel diyorsun şaşırıyorum
idda ediyorum beğenmediğimiz hakkari falan daha güzeldir.( ciddi söylüyorum.)

2 AZ 703 V 18APR 6 ISTFCO HK1 I 0615 0755 *1A/E*
3 ARNK
4 AZ 706 V 18MAY 1 MXPIST HK1 1 1425 1810 *1A/E*
Evet biletimizi de aldık şükür. Söylediğim gibi, ilk yurtdışı tecrübem olacak, heyecanlı olduğum söylenemez.. İstişare her açıdan iyidir !
@SenS: Roma guzeldir.
milanoda ayni sekilde.
ben yurt disinda yasiyorum italyaya her zaman giderim. ama italyayi ispanyaya degismem. derim hep. ispanyayida amsterdam (hollandaya degismem) derim onuda turkiyeye filan diye gider bu siralamalar biraz karisik hepsinin ayri guzelligi ayri cirkinligi vardir.


en cok sevdigim sehirlerden biri Brugge (Belcika) .


italyada bol bol ham li yiyeceklerle karsilasirsin gebak ham bologneise vs vs . domuz yiyormusun bilmiyorum ama yemiyorsan yedigin seylere dikkat et.


yanina yiyecek bir seyler alacagini soylemissin ben sana bir kac yemek onereyim italyan restourantlarindan :)


Pizza yersen : Scampi ve Kalamar li ve Garnalli deniz urunlerinden yapilmis bir special pizza oneririm .


Pasta (Makarna) yemeni oneririm : (Spaghetti al pesto e scampi ) yine deniz urunu scampi ve pesto baharati ile yapilmis bir spagetti guzeldir.


Et yemeklerini seversende ( Scaloppa di vitello alla Parmigiana ) gril de kizarmis et (buzagi eti) ustune mozeralla filan rom soslu guzeldir :)


ben anlatirsam butun italyan mutfagini anlatirim bu kadarlik yeter :)

@justwritingmyname:öncelikle hayırlı yolculuklar inş memnun kalırsın zaten roma gibi biyerden memnun kalmayan olmaz sanırım . İlk gün tabii ki git colosseumu gör hiç kaçırma giderken sağında solunda eski roma imp. nın heykelleri var üstleri boyayla çizilmiş ama hepsiyle bi fotoğraf çektir :D daha sonra oralarda bazen pandomimciler oluyor rastlarsan memnuniyetle izlersin 1-2 euro bişiler at :D daha sonra colosseumun orda gladyatorler oluyor yanlıs hatırlamıyorsam 15 euro civarında bi ücretle fotoğraf çektirebilirsin.colosseumu hemen arkasında bir kapı var roma imp.zaferlerden sonra oradan şehre girerlermiş onu sakın es geçme colosseumun oralarda birde park vardı orda oturup dinlenirsin çünkü tüm gün aralıksız gezersin.Aklıma şimdilik bunlar geldi daha sonra aklıma geldikçe tekrar yazarım.

@Trumpeter Swan: Romada otobus bilet almıştım kaç eurodu hatırlamıyorum fakat 4 kere kullanabiliyoduk en son ne oldu bilmiyorum ayrıca bileti basma yeri otobüsün ortasındaydı basmadan arada kaynayabilrisin.

@mboyaci: Roma güzeldir fakat İtalya deyince aklima hep Venedik geliyor. Venedik bambaşkadir. Avrupa'da en hoşuma giden yer Venedik oldu. Dünya'da görebileceğin en güzel yerlerden birisidir bence Venedik.. İtalya'da Avrupa'nin en güzel yeridir bence ,en azindan Avrupa'nın diğer ülkeleri gibi sıkıcı değil..
Roma'da adim başi tarihi eserler vardir fakat tarihi eserlerde bir yere kadar ,bence kalabalik bir meydanda oturup insanlari izle. sokaklarda avara avara dolaş.. Hatta firsatini bulursan bir günlüğüne dahi olsa Venediğe git.
İyi gezmeler size
Bu arada ufak bir not : İtalya'da şehir içi otobusler ,şehirler arasi trenler dahil hiç bir yerde biletimizi kontrol etmediler.. Eğer biletsiz binerseniz 40 kat ücret aliyorlardi.Ben pişmanim fakat risk alip avrupanin birçok ülkesinde şehir içi ulaşimda hiç bilet almadim ,Fransa'da metrolarda bizimki gibi jeton atiyorsun oyle geçiyorsun ,onlarin üstünden atladim oyle geçtim. Ama dediğim gibi pişmanim ,keşke biletimi ,jetonumu her zaman alsaymişim.
Tag : , ,

Binlerce filmi tek DVD'ye sığdıracak buluş!

By : Murat PINAR
Bilkent'li öğrenciler, görüntü veren ve kayıt yapan DVD'lerin kapasitelerini binlerce kat artıracak yeni bir teknoloji geliştirdi. Bilkent Üniversitesi Nanoteknoloji Araştırma Merkezi (NANOTAM) Başkanı Prof. Dr. Ekmel Özbay başkanlığında doktora öğrencileri Özgür Çakmak ve Koray Aydın tarafından geliştirilen nanoteknolojik malzemelerden üretilecek bir DVD'ye binlerce filmin kaydedilmesi mümkün olacak.

Dünyanın en prestijli bilim dergilerinden 'Physical Review Letters'ta yayımlanan yeni buluşu, Prof. Dr. Özbay, "Süper DVD'lerin yolu açıldı." sözleriyle değerlendirdi. Günümüzün en gelişmiş kayıt araçlarından Blu-Ray'lerinin bile kapasitesinin 50-100 GB'la sınırlı olduğuna dikkat çeken Özbay, "Geliştirilen teknoloji ile DVD kapasiteleri en az bin kat artırılabilecek." dedi.

NANOTEM başkanı, DVD teknolojisinde kullanılan temel prensibin yüzeye uygulanan ışığın bilgiyi yazması ve okumasına bağlı olduğunu belirtti. Bu durumda bir DVD'ye daha fazla bilgi yazmak için ışığın mümkün olduğunca küçük bir noktaya odaklanması gerektiğini anlatan Prof. Dr. Özbay, "Araştırmalar sonucunda ışığın doğadaki davranışını değiştirdik. Yani sihirli özelliklere sahip yeni bir nanomalzeme geliştirdik ve bu malzemeyi kullanarak ışığın çok küçük bir alandan geçebileceğini gösterdik." dedi. Günümüzde 50-100 Gbyte ile sınırlı olan DVD kapasitelerini en az bin kat artırabilecek bir teknolojiyi geliştirdiklerini bildiren merkez başkanı, "Ne yazık ki bu teknolojiyi Türkiye'de değerlendirebilecek bir şirket bulunmuyor." diye konuştu. Prof. Dr. Ekmel Özbay, çalışmalarıyla süper DVD'lerin üretim yolunun açıldığını sözlerine ekledi.

Tag : ,

Bilmiyorlar...Bilselerdi...

By : Murat PINAR
Zülkarneyn Aleyhisselam ordusuyla gece yolda giderken ordusuna 'ayağınıza takılan şeyleri toplayın' diye emir verir. Ordu bu emri duyunca; içlerinden bir grup:

-'Çok yürüdük, çok yorgunuz. Gece vakti bir de ayağımızı takılan şeyleri toplayarak boşuna ağırlık mı yapacağız. Hiçbir şey toplamayalım' diyerek hiçbir şey toplamıyorlar.

İkinci grup ise:
-'Madem Komutanımız emretti, birazcık toplayalım, emre muhalefet etmeyelim. Zira ordun komutanına itaat etmek gerekir.' diyerek az bir şey topluyorlar.

Üçüncü grup ise:
-'Komutanımız bir şeyi boşuna emretmez. Muhakkak bildiği bir şey vardır. Bir hikmete mebnidir' diyerek bütün abalarını ağzına kadar doldururlar.

Sabah olduğunda bir de bakıyorlar ki, meğer bir altın madeninden geçmişler de, ayaklarına değen şeylerin altın olduğunun farkına varamamışlar. Bunu anlayınca, hiç almayan birinci grup:

-Ah niçin almadık! Nasıl dinlemedik komutanımızın sözünü. Keşke alsaydık! Bir tane bari alsaydık' diyerek pişman oluyorlar.

Az alan ikinci grup ise:
-'Ah ne olaydı da biraz daha fazla alsaydık. Ceplerimizi, abalarımızı hınca hınç doldursaydık' diye sitem ediyorlar kendilerine.

Çok alan üçüncü grup ise:
'Keşke gereksiz, lüzumu olmayan eşyalarımı atsaydım, daha çok toplasaydım. Her şeyimizi doldursaydık, daha fazla alsaydık' diyerek, fazla almalarına rağmen üzülüyorlar.

İşte bu misalde olduğu gibi, Ahirette bütün insanlarda bunun gibi ağıtlarda bulunacak.

Kafir olan:
- 'Keşke iman etseydik, keşke inansaydık da hiç olmasa Cehenneme girdikten sonra iman etmemiz sonucunda Cennete girseydik,ebedi cehennemden kurtulsaydık.'

Mü'min, fakat az sevabı olan:
-'Keşke biraz daha sevap işleseydim de, biraz daha ikrama mazhar olsaydım.'

Mü'min, çok sevabı olan ise;
-'Ah ne olaydı da Makamımı biraz daha yükseltecek bir vakit daha namaz kılsaydım, biraz daha fazla sadaka verseydim,oruç tutsaydım, biraz daha sevap işleyecek ameller yapsaydım...' diyeceklerdir.

Rabbim bu misallerden ders alıp, Ahirette pişman olmayacağımız ameller işlemeyi nasip eylesin....
Tag : ,

Mucize İlaç Zeytin Çekirdeği

By : Murat PINAR
Arkadaşlar kendi hayatımda ve yakınlarımın hayatında yaklaşık 5 yıldan
beri denenmiş olan ve hiç bir yan etkisi olmayan mucizevi bir tedavi yöntemini
paylaşmak istiyorum.

Yıl 2003 te ben hemoroid ameliyatı için gün almış ameliyat gününü
beklerken o günlerin çabuk geçmesi ve bir an önce çektiğim acılardan kurtulmak
için günün 24 saatini dua ederek geçiriyordum.

Midemde gastirit,bağırsak tembelliğine bağlı kabızlık ve buna bağlı
olarakta hemoroid vardı ve bunlar çok ilerlemiş bir durumda idi...

her ne yersem yiyeyim boğazıma kadar bir yanma ve çok şiddetli sancılar
çekiyordum...

Bir gün arkadaşlarımdan birisi ile kahvaltıda buluştuk ve o iştahla
çeşitli yiyecekleri yerken ben çay içerek her zaman olduğu gibi kahvaltıyı
geçiştirmeye çalışıyordum...

Bu durumu görünce neden yemediğimi sordu bende ona detayları ile çektiğim
sıkıntıları anlatınca bana zeytin çekirdeklerini çıkarmayıp yutmamı söyledi,
önce şaka yaptığını sandım ama onun çekirdeklerin hiç birini çıkarmayıp
yuttuğunu görünce inandım.

Bende kahvaltıya başlayıp çekirdekleri yutmaya başladım.

Çok ilginçtir yıllardır sabah kahvaltılarını çay içerek geçiştirdiğim
halde boğazıma kadar yanmalar hissetmeme rağmen o gün midemde yanma olmadı
kahvaltıdan taklaşık yarım saat kadar sonra midemden saf zeytinyağı kokusu
geldiğini hissettim..

Arkadaşıma midede çekirdeğin erimeyeceğini zaten rahatsız olduğumu
söylediğimde bana mide özsuyunun zeytin çekirdeğini çok kısa bir sürede
parçalayarak saf zeytinyağına ve şifalı yağlara ulaşıldığını geriye kalan
posanın ise bağırsakları onarararak rahatlattığını dolayısı ile kabızlığın ve
hemoroidinde tedavi olduğunu yanı sıra damar sertliğinden hazımsızlığa kadar bir
çok derde şifa olduğunu söyledi.

İlk önce bütün bunların hayal olduğunu düşünmeme rağmen bu konuda şifa
bulmak için katlandığım eziyetleri hatırlayınca bunun çok daha kolay olduğunu
düşünerek çekirdekleri yutmaya devama ettim ...

ilk 15 günde midemdeki yanmalar ve gastritin yumuşadığını ve yok olduğunu,
hemeroidimin verdiği ızdırapların son bulduğunu gördüm. Her geçen gün onlarca
zeytin çekirdeğini yutarak sağlığıma biraz daha kavuştum. Bu arada ameliyatımı
iptal ettim ve halen bu mucizevi ve hiç bir yan etkisi olmayan ilacı yutmaya
devam ediyorum. 3 aylık bir sürenin sonunda cildimdeki matlığın yerini bir
parlaklık ve bütün ızdıraplarımın yerini bir mutluluk aldı.

Yaklaşık 6 seneden beri etrafımda bu dertlerden muzdarip olan onlarca
kişiye tavsiye ettim ve hiçö firesiz hepside şifa buldu,inanın benim 5 ve 11
yaşlarında iki oğlum var onlar bile yutarlar yedikleri zeytinlerin çekirdeğini.

Arkadaşlar sonsuz şifa kaynağı bir ilaç hiç bir yan etkisi yok ben
yıllardır taştan sert şeyleri bile eritiyorum ve hiç bir sıkıntım kalmadı inanın
migren ağrılarında bile çok mükemmel sonuçlar veriyor.
Yapmanız gereken şey yediğiniz tüm zeytinlerin çekirdeklerini yutmak sayı
sınırı yoktur.
Yalnız zeytin meyvesini çiğneyip çekirdeğini yutun zira meyveyi olduğu
gibi yutarsanız mide zeytinin dışındaki ince zarı eritemiyor ve olduğu gibi
dışarı atmaya çalışıyor ve size hiç bir yararı olmaz

Meyve bölümünü yedikten sonra kalan çekirdeğini yutacaksınız.

Bana sadece Allah razı olsun derseniz yeter biz onlarca insan bu olayı tüm
çevremize yayıyoruz her kes istifade etsin hem çok ucuz hem çok etkili kalın
sağlıcakla...

Bu arada deneyip şifa bulanlar yorum yazsınlar herkes faydalansın. ......

Bana iletenler kaynak ve isim yazmamışlardı ! ben de geldiği gibi
gönderiyorum."
Tag : , ,

ζÜlke vatandaşlıkları ☺

By : Murat PINAR
JAPON OLMANIN FAYDALARI

-Bakkalınızdan Japon yapıştırıcısı isterken gururla " - Şu bizim yapıştırıcıdan versene" dersiniz.
-Çok kiloluysanız zayıflamak için milyonlarca lira harcamaz aksine Sumo Güreşçisi olup üstüne para kazanabilirsiniz.
- " -Adamlar yapmış ağbi! "diyerek hep kulaklarınızı çınlatırlar.
- Devleti yönetenlerin koltuklarını bırakmaları için ölmelerini beklemezsiniz.

İNGİLİZ OLMANIN FAYDALARI

- Her zaman için beyaz atlı prensin kapınızı çalma ihtimali vardır(Prens Charles! ) .
- Ve üstteki mantığa göre kaynananız bir kraliçe olabilir.
- Hiç bir baltaya sap olamazsanız, bir tamirhanede " İngiliz anahtarı "olabilirsiniz.
- İngilizceyi su gibi konuşursunuz. (!)

AMERİKALI OLMANIN FAYDALARI

- Kendinizi iyi hissetmeniz ve Amerikalı olmanın hazzını ve gazzını almak için, herhangi bir Amerikan filmini seyretmeniz yeterlidir.Eğer hala övünmekten böğ gelmemiş ve kusmamışsanız.
- Her zaman ülkeniz savaştadır ama size zarar gelmez..
- NBA maçlar ını izlemek için sabahın köründe kalkmazsınız..
- Her apartmandaki 10 kişiden 5 'i dünyayı kurtaracak güçtedir.. Düşman ister uzaylı olsun isterse bir göktaşı ... (örnek: Rambo, terminator, v.s..)

ÇİNLİ OLMANIN FAYDALARI

- Çocuğunuzun ismini tabak çanak kırıp koyabilirsiniz. Çang, Çung, Çing gibi..
- Uzaydan görülebilen tek insan eseri olan " Çin Seddi" ni gerçekleştirmiş olmanın gururunu yaşarsınız..
- Uzağı net görmek için gözlerinizi kısmanız gerekmez.
- Tek yataklı oda parası verip üç kişi yatabilirsiniz.

FRANSIZ OLMANIN FAYDALARI

-İngilizce bildiğiniz için değil, bilmediğiniz için hava atarsınız( Yani onlar öyle sanıyor) ..
- Her şeye Fransız kalabilirsiniz..
- Fransızca küfür bile etseniz şiir okuyosunuz sanırlar...

İTALYAN OLMANIN FAYDALARI

- Kaybolmazsınız. Çünkü her yol Roma'ya çıkar.
- Herkesin sırtını yaslayacak bir dayısı vardır,özellikle Sicilya dolaylarında...
- Dünya kızları, yakışıklılıkta hep sizi örnek gösterir..
- Doğan SLX fiyatına FERRARİ alabilirsiniz( Abartık ama olsun! Eee.. Böyle vergilere böyle espri!) ...

VEE TÜRK OLMANIN FAYDALARI

- 2050 yılında dünyanın tek hakimi olabilirsiniz(Çünkü herkes uzaya çıkmış olacak)...
- Eğer dünyanın hakimi olursanız, uzaydan gelebilecek UFO lara taş atıp onları korkutup, kaçırabilirsiniz( UŞAK da yaşanmıştır) ..
- Restoran, lokanta gibi yerlerde masaları birleştirebilir ortaya bir salata söyleyebilir, masanın kısa bacağının altına katlanmış kağıt koyabilirsiniz...
- Otobüs, uçak, hastahane, vb. gibi cep telefonu kullanmanın yasak olduğu yerlerde gizli gizli cep telefonu ile konuşabilir, plajda cep telefonunuzu mayonuza sıkıştırabilir ve herşey çok normalmiş gibi davranabilirsiniz..
-İşsizlik, üretimsizlik, sosyal eşitsizlik, trafik canavarı, enflasyon ve sonu gelmeyen zamlarla canla başla mücadele ederek, " ülke yönetmecilik "oynayan siyasetçilere yıllarca katlanarak " Varolmanın dayanılmaz eziyeti "ve"insanoğlunun dayanıklılık gücü" konularında bilimsel araştırmalara katkıda bulunabilirsiniz...
Tag : ,

Önce nereler gezilmeli?

By : Murat PINAR
İtalya'yı gezecek ziyaretçiler için bir «mutlaka» olarak değerlendirilebilecek sayısız atraksiyonlardan bir derleme yapmayı uygun bulduk. Bunların çoğu, elbette, zamana ve herşeyden önce, şahsi zevklere, ilgilere ve eğilimlere bağlıdır.

Bir genelleme yapılacak olursa, ilk kez ziyaret edecek olanlar aşağıdaki şehirleri mutlaka görmelidirler: Gezi yerleri ve anıtlarının bolluğuyla ziyaretçilere meydan okuyan Roma.
Herkesin elinden geldiğince görmesi gereken yerler: Capitoline Tepesi ve Forum, Colosseo (Kollezyum), San Pietro (St. Peter) Bazilikası, Vatikan Müzeleri (Sistina Şapeli), Pantheon, Santa Maria in Trastevere Kilisesi, Fontana di Trevi (Aşk Çeşmesi), Antik Appia Yolu ve 'Catacomb'lar, Caracalla Termalleri, İspanyol Merdivenleri, Villa Borghese ve şehrin Pincio ve Gianicolo Tepelerinden panoramik manzarasına bakış.
Floransa (Firenze) entellektüellerin başkenti. Coğrafi olarak ülkenin yaklaşık tam ortasında, Arno Irmağı ile ikiye ayrılmış, Toskana'nın yuvarlak tepeleri ile çevrili olan Floransa'nın etkisinde kalmamak olanaksızdır.
Burası, Michelangelo, Leonardo da Vinci, Dante, Machiavelli, Galileo ve Medici'lerin şehridir. Bankerler ve terziler şehri olan bu küçük şehir, Rönesans'ın doğduğu merkezdir.
Floransa, yürüyerek gezilebilir. Ziyaretçiler, 384 basamaklı Santa Maria del Fiore Katedralini mutlaka görmelidirler. Katedral, Yüksek Gotik tonozlu yalın iç bölümü ve çevresindeki yapılar ile bilinmaktedir. Giotto tarafından inşa edilmiş Kilisenin çan kulesi, çok renkli mermerlerle yapılmıştır; Romanesk yeşil-ve-beyaz mermerli Vaftizhane, Cennet Kapısı olarak adlandırılan Doğu Kapısı ile meşhurdur.
14. yüzyıla tarihlenen ve bir kapalı köprü olan Ponte Vecchio Fiorentina'nın sınır taşı konumundadır. Kuyumcu mağazaları 16. yüzyıldan beri köprünün her iki tarafında birer dizi oluşturmaktadırlar. Loggia della Signoria, eski saray ve Uffizi Müzesi ile cevrili Piazza della Signoria, Michelangelo'nun meşhur David (Davut Peygamber) heykelinin (orijinali komşu semtte bulunan Güzel Sanatlar Akademisindedir) de bulunduğu heykellerle donatılmış bir açık hava müzesi gibidir. Michelangelo ile aralarında Galileo'nun da bulunduğu 274 kişinin mezarı Santa Croce Kilisesindedir. Donatello, Giotto, Cimabue ve Brunelleschi tarafından yapılan çalışmaların bulunduğu yaklaşık 135m uzunluğundaki Kilise, Floransa'nın eski mahallelerinden birisinde bulunmaktadır.
Venedik (Venezia): San Marko Katedrali, Çan Kulesi ve Doge Sarayı ile San Marko Meydanı.
Venedik, meşhur ressamların evi, bir zamanların güçlü cumhuriyetlerinden birisinin başkenti, kanallar tarafından bölünmüş, su userine inşa edilmiş, gondollar ve sarayların rüya şehri.
Napoli: Museo Nazionale, Kraliyet Sarayı, Katedral, Castel Nuovo ve antik Kartaca San Marino manastırı. Şehirden yakın çevreye yapılacak gezilerle Ziyaretçiler, Ercolano, Pompeii, Amalfitana Sahilleri, Sorrento, Paestum ve 18 yüzyıl Kraliyet sarayı (La Reggia) ile Caserta'yı görme olanağı bulabilirler. Tekne veya feribot ile ise İschia ve Capri adaları da rahatlıkla gezilebilir.
Genova: Milano'nun hemen güneyinde, Kolomb'un doğum yeri, Liguria Sahillerine (veya Italyan Rivierasına) açılan kapı.
Piza (Pisa): 1350 yılında yapımı tamalanan meşhur Eğik Kulesi (Torre Pendente) 'ne ev sahipliği yapan Piza, Floransa'ya yaklaşık 90 km uzaklıkta, Arno Irmağının denize döküldüğü yerde bulunmaktadır. Bu Romanesk beyaz mermerli çan kulesinin eğik olmasının iki ihtimali bulunmaktadır; Ya yapının temelinde bulunan toprak zeminin yumuşak olması ya da temel inşaatı hatası.
Aynı zamanda Galileo'nun doğum yeri olan Piza, Byron'a göre bir zamanlar Don Juan'ın da yaşadığı mekandı.
Milano: Lombardia'nın Göller Bölgesine yakın, Scala Tiyatrosu, beyaz mermerli
Katedrali, Sforza Kalesi, Sant'Ambrogio Bazilikası ve Leonardo'nun Son Yemek Sahnesi'nin bulunduğu S. Maria delle Grazie Kilisesi ile İtalya'nın ticaret, endüstri, müzik ve kültürel merkezi.
Ravenna: Galla Placidia Mozolesi, Katedral Vaftizhanesi, Basilica di San Vitale, S. Apollinare Nuova ve S. Apollinare in Classe Bazilikaları ile Bizans sanatının eşi bulunmaz mücevheri.
Torino: Alp dağları manzaralı Po Irmağının kenarında bulunan Torino, İtalya Birliği'nin ilk başkentidir. Via Roma caddesinde zarif ve şık alışveriş mağazaları önemli bir kültür ve artistik merkezdir.
Ziyaretçiler, Piazza San Carlo, Palazzo Madama (eski sanatlar müzesi), Mısır Müzesi, San Giovanni (John) Katedrali, Kraliyet Sarayı ve Valentino Parkı ile Kalesini gezebilirler.
Diğer önemli şehirler: sanat mücevhevleri ile Siena; panoramic manzaralı tepe kasabaları Perugia ve Assisi; üniversiteleri (Avrupa'nın en eskisi) ile meşhur kemerli ortaçağ şehri ve lezzetli yemekleri ile Bologna; siyah ve beyaz mermerle inşa edilmiş ihtişamlı Katedrali ile Orvieto; Kuzeyde, Bergamese Alplerinin eteklerinde olağandışı konumu ve anıtları ile Bergamo; ve yunan tapınakları ile Sicilya.

Tag : ,

Pasaport

By : Murat PINAR
Pasaport işlemlerini; emniyetten aldığım formu doldurup, maliyeye pasaport harç ücreti olarak 163.00 TL(1 yıllık) yatırarak, tekrar emniyete doğru; doldurduğum pasaport formu, 4 adet fotoğraf(biometrik), nüfus cüzdanı aslı ve fotokobisi ile yola koyuldum. 90 lira da pasaport ücreti olarak emniyete verdikten sonra, saat 16:30 civarında gelmem söylendi.
Söylenen saatte giderek, pasaport işlemini gün içinde hallettik. Şükür..
Tag : ,

İstiklal Marşımız (Michael Sauser)

By : Murat PINAR
27 Mart 1998
Almanya ZDF Televizyonu bir yarışma proğramı
Yarışmacı MİCHAEL SAUSER 188 Ülkenin Marşlarını ezbere,notaları ile
Bildiğini iddia ediyor.
Jüri , 5 ülke seçiyor; ÇİN,MISIR,TAYLAND,BOSNAHERSEK,TÜRKİYE
4 Ülkenin marşlarının okunması jüri tarafından yeterli bulunur ve yarışma tamamlanır
Yarışmacı MİCHAEL itiraz eder,mademki Türkiye’nin de bayrağını seçtiniz
O halde TÜRK Milli Marşını da okumak istiyorum diye ricada bulunur
Milli marşımızın okunmasına izin verilir
Yarışmacı MİCHAEL tekrar itiraz eder;
TÜRK MİLLİ MARŞI ayakta dinlenir,lütfen salondaki herkes ayağa kalksın….



Tag : ,

AÖF Nasıl bitirilir?

By : Murat PINAR
Bu anlatacağım yöntemler aşağıdaki öğrenciler için geçerli değildir.

1. Okuduğunu ilk defa anlayanlar,
2. Sadece bir kez öylece bakıp geçenler,
3. Sınavlara her zaman 15 gün önceden çalışmaya başlayanlar,
4. Sınavlara sadece bir gün önce çalışanlar
5. Derslere baksada, bakmasada o dersin sınavına girmesi yeterli olupta o dersi geçenler.

Açık Öğretim Fakültesi tüm bölümleri geçme reçetesi:

1. İlk önce http://eogrenme.anadolu.edu.tr/Portal/Giris.aspx e-öğrenme portalından TC Kimlik numarası ile giriş yapıp ilgili dersin e-sınav bölümünü açıyoruz.
2. Birkaç kez ilgili dersin vize veya final sınavını kendimize uyguluyoruz. Örnek olarak dördüncü veya beşinci kez denemeden sonra her seferinde 50 veya 60 not alıyorsanız o dersi hiç çalışmanıza GEREK YOK.
3. AÖF Bürodan aldığınız ders kitaplarının tamamının ünite sonu sorularını kitaptan kesip vize ve final ayrı olacak şekilde dosyalıyoruz.
4. Yardımcı kitap olarak sadece ilgili sınıfın soru bankasını almak yeterli. Fakat her halükarda en az bir kerede dersi okuyayım derseniz yine yardımcı kitapları alabilirsiniz.
5. AÖF e-öğrenme portalının e-sınav bölümünün içinde bulunan arasınav ve final sorularını indirin.
6. Yine AÖF e-öğrenme portalından geçmiş yıllara ait çıkmış soru bukletlerini arasınav ve final olacak şekilde indirin. Cevap anahtarıda yine sitede mevcut.
7. Şimdi çalışma şeklimize geçiyoruz. Arkadaşlar topladığımız tüm sorular için, soruyu okuyup cevabı işaretliyoruz. Tekrar çalışmalarındada aynı şekilde soru-cevap çalışıyoruz. Diğer cevap şıklarına kesinlikle bakmıyoruz.
8. Düzenli veya zaman buldukça günde yarım saat bu şekilde sorulara bakmak yeterli. Sınavda kesinkes bu sorular karşımıza gelecektir.

Bu sistem tarafımdan bulunup uygulanmıştır. Sistemin tek ihtiyacı biraz zamandır arkadaşlar. Zamanınız var ise bu sistemi uygulayarak %100 sınıfı geçebilirsiniz. Ben bu sene dördüncü sınıfa geçtim. İnşallah aynı sistem ile okulu bitiricem.
Aşağıda örnek olması bakımından kendi notlarımı veriyorum. İnşallah sizede faydası olur. Herkese başarılar arkadaşlar.

3029 - TÜRK VERGİ SİSTEMİ 73 73 - 73
3155 - İŞ VE SOSYAL GÜVENLİK HUKUKU 63 37 57 59
3167 - FİNANSAL YÖNETİM 73 73 - 73
3168 - PAZARLAMA YÖNETİMİ 93 57 - 68
3169 - MALİYET MUHASEBESİ 69 73 - 72
3172 - YÖNETİM BİLGİ SİSTEMİ 83 67 - 72
3216 - YABANCI DİL 97 93 - 94

Tek dersten büte kaldım ama onuda aynı sistem ile geçtim.

Fakat bu sistem ile Muhasebeye giriş, İktisada giriş, İstatistik, Muhasebe Uygulamaları, İktisat teorisi, Maliyet Muhasebesi derslerini geçmez biraz zor. Bu dersler sayısal olduğu için, bu derslerin sayısal ünitelerine biraz çalışmak gerek. Fakat yine benim sistem sizi kurtarabilir.

Askerliğe dair...

By : Murat PINAR
Resmi Belgeler:
Nüfus cüzdanı ve evrak zarfı.*

Giyim vs.:
Eşofman
Havlu (mavi renk yüz ve banyo havlusu)
Banyo şortu
Çamaşır takımı (Karacı ve havacılar için yeşil (haki), denizciler için beyaz. Paçalı alt, yarım kollu üst)
Havlu çorap
Yün çorap
Eldiven
Bere
Terlik
Paça lastiği (paçanın içine geçirmek için 1m kadar olması yeterli)
Kemer
Palaska
Boyunluk
Boyun cüzdanı (yatarken bele bağlanabilen)
Postal için vatka
Postal için tabanlık (ortopedik ve yıkanabilir olması iyi olur)
Postal bağcığı

Araç-Gereç:
Dolap kilidi (Postal için de bir tane alınabilir)
Çanta kilidi (Depoya teslim edilecek sivil elbiselerin bulunduğu çanta için)
Kol saati (plastik, ucuz, su geçirmez)
Kol saati için koruyucu
Asker saati (Şafak Sayaçlı)
Elbise askısı (Her sabah pijamamızı, her akşam kamuflajı askıya asacağız. Denetimde bakıyorlar)
Elbise poşeti (Askıyı poşetin içerisine sokup dolaba asıyoruz)
Kirli ve temiz çamaşır torbası (Yıkamada çamaşırların karışmaması için)
Çamaşır filesi
Dikiş seti
Yedek düğme (giysiler için)
Çengelli iğne (Yatağı toplarken kenarlarını tutturmak için)
Sabunluk (mavi)
Traş kutusu (mavi beyaz kutu)
El feneri
Not defteri
Asetatlı kalem

Sağlık ve Temizlik:
Pudra (Pişik ve mantar için, ilaçlı)
Mantar kremi
Sabun (el, yüz ve banyo için)
Şampuan
Islak mendil
El temizleme jeli (susuz bir yerde bulunma ihtimaline karşı)
Selpak
Tuvalet kağıdı
Yara bandı
Elbise fırçası
Ayakkabı boyası
Ayakkabı fırçası
Diş fırçası
Diş macunu
El kremi
Dezenfektan jel
Tırnak makası
Tıraş bıçağı (ucuzundan. yer değiştirmesin*)
Tıraş köpüğü (ucuzundan)
Tıraş aynası
Dudak koruyucu
Kolonya (plastik şişede olması iyi olur)
Postal spreyi (mantar oluşumunun engelleyici özellikte olması iyi olur)

Askerlik görevi yaklaşanların dikkate alması gereken hususlar...
Tag : , ,

G-mail'in diğer e-posta sağlayıcılara göre eksileri ve artıları nelerdir?

By : Murat PINAR
· Spam filtresi...
Tek başına yeter. Doctus sunucusu günde 1000 civarı spam mail alıyor.
Bunu engellemek için, bütün mailleri gmaile indiriyorum, oradan e-posta istemcisine yönlendiriyorum.
· 7 gb civarı sağladığı alan (%2 sini kullanabiliyorum anca)
Pratik ve sade oluşu
Günde 30-40 spam yakalaması (bende bu kadar )
Hotmail gibi olmadık şeyleri spam olarak etiketlememesi
Ve günlük kullanıma cevap vermesi

sadece bazı nedenler....
· tansu'nunda belirttiği gibi bence en büyük artısı soam ve pop3/smtp/imap desteğini ücretsiz vermesi, hotmail ve yahoo(yahoo da en azından yerel adres alındıgında pop3 ucretsiz ama smtp paralı) hala paralı
· Microsoft'un Windows Live Mail yazılımı ile Hotmail adresinizin pop3/smtp özelliğini ücretsiz kullanabiliyorsunuz.

Gmail'in sevdiğim yanlarından biri de Gmail üzerinden gönderdiğiniz e-postaları, e-posta istemcinizin Inbox kısmına indirmesi. Bir nevi senkronizasyon. Ama bence de en güçlü yönü, çok başarılı spam filtresi.
· Evet herkesin mutabık olduğu konu spam koruması, bende katılıyorum. Ayrıca Hotmail'in, Yahoo'nun ve Mynet'in spamlarında bazen işe yarar, spam değeri de bulunmayan postalara denk gelsekte Gmail de böyle bir şey olmuyor.

Diğer posta hizmeti veren servis sağlayıcılarının spam klasörüne "acaba bana gerekli olan bazı mesajlarda oraya gitmişmidir" düşüncesiyle her posta kontrolünde spam postalarıda kontrol edip zaman kaybederken Gmail de böyle bir sorun yaşamıyorum. Gmail bir postaya "bu spam posta" diyor ise o posta gerçektende bir spmadır.

İkinci en sevdiğim ve kullandığım özelliği Dökümanlar özelliğidir, ki bence harika bir özellik.
· Öncelikle 7 GB'ı geçmiş ve her geçen gün artan bir mail hafızası var.

Başka POP3 mailleri Gmail üzerinden alabiliyorsun. Mesela adın@sirket.com.tr gibi bir şirket e-mailin var. Bu mail adresine gelen mailleri de Gmail'den görebiliyorsun. Outlook gibi. (Hotmail hariç)

Başka mail adresi ekleyip, o adresler üzerinden mail gönderebiliyorsun.

Spam filtresi gayet iyi.

Reklam yok.

Etiket yönetimi var. Yani istediğin mailleri istediğin grup altında toplayabiliyorsun. Örneğin, a kişisinden gelen mailleri A etiketi altında toplamak istersen, filtreleri ayarlıyorsun ve mesaj gelir gelmez o etiket altına düşüyor.

Arama özelliği çok iyi ve hızlı.

Diğer Gmail üyeleriyle anlık Chat imkanı var.

Arayüzü yani görünümü istediğin gibi değiştirebiliyorsun.

Google Documents sayesinde bilgisayarda Microsoft Office yüklü olmasa dahi Office dosyalarını açıp, kaydedebiliyorsun.

Birden fazla kişinin konuştuğu mail zincirlerini konuşma şeklinde çok güzel gösterebiliyor.

Her geçen gün yenileniyor, yeni özellikler ekleniyor.

Ve daha bir çok küçük özellik...

Browser tabanlı şu andaki en güzel mail sistemi bence.
· Gmail bana göre sadeliği ve işlevselliği ile diğer popüler mail sistemlerine göre açık ara önde.
Tag : , ,

Türkiye 1 -Ξ- 2 İspanya

By : Murat PINAR

Bireysel hatalar sonucu kaybettiğimiz maçlardan birisi daha.. 
Artık; 2010 Dünya Şampiyonasına katılmak için, tüm maçlarımızı kazanıp, Bosna takımının en azından bir beraberlik almasını bekleyeceğiz!
Zor ama, biz zaten zoru severiz...
Tag : ,

Oyun

By : Murat PINAR




Yön tuşlarının üstüne basın o aşağı düşer sağa doğru ilerleyin bir mağaraya gireceksiniz aşağıya atlayın sola doğru gidin zıplayarak yukarı çıkın ve sola gitmeye devam edin havalandırmalı yere geldiğimizde yukarıdaki duvarı açmak için elektriğin oradaki şalteri aşağıya indirin (fişin hemen altındaki) yukarı doğru çıkacaksınız bulutların üzerinden sağa doğru ilerleyin zeplini geçtiktek sonra yukarıda bir balon var üzerindeki resimde kalbin üzerine çarpı koyulmuş (zıplayıp görebilirsiniz) ona basın balon düşecektir biraz daha ilerleyin bir kız çıkacak karşınıza onun dünyasında birçok renk var o kızın yanına gidin.

Tag : ,

Copyright © Murat PINAR - Modified By - Designed by