Popular Post

Posted by : Murat PINAR 18 Aralık 2009 Cuma

Ben makinacıyım ve yaklaşık 8 senedir özel sektörde çalışıyorum. Belki yaşım bu forumlara uygun değil ama yinede katkı yapmayı seven birisiyim, bir taraflarım hala üniversiteli (şu an ikinci üniv. olarak açıköğretim işletme okuyorum).

Neyse ben size kendi tecrübelerimi anlatayım:

Üniversiteden kastıra kastıra mezun olduk alanım otomotivdi (araç gereç, motor işleri hep merak sardığım işlerdi). Neyse, özel sektöre atıldık ve baktım ki okuduklarım bir işe yaramıyor, teknisyenlerin arıza tesbit hızı, çözümlemeleri benden çok daha hızlı ve isabetli. Ben işin teoriğiyle uğraşırken ( rulman, dişli hesabı, emniyet katsayısı, yatay gerilimler, kaynak teknoljisi, aşınma... vs vs) adam makinayı ayağa kaldırıyor. Bir işe itiraz ettiğimde yerime oturuyorum çünkü çözümlerim pratik değil. Ne oldu zamanla üstüm olan makinacı abilerimden şunu öğrendim: önce pratikte pişeceksin ki adamları yönetibilesin. Yoksa her bir açığında sen rezil olursun. Bunu sakın unutmayın, beceri olarak değil ama bilgi, pratik bilgi olmazsa çalıştırdığın adamları yönlendiremessin veya yanlış yönlendirirsin, bunun sonucunda da yönetemessin. Unutmayın; bir mühendis mühendisliğinden çok yöneticilik yapar. Kimse hayal kurmasın, mühendisi işe almaları onun mühendisliğinden yararlanmak değil , yönetici olma potansiyelinden yararlanmaktır özel sektör için. Göreceksiniz ki; kurum kültürü ve bilgisi zaten sizin mühendisliğinizin çok ötesinde olacak çalıştığınız firmalarda.

Gelelim ; Teknik lise mezununun mühendis olma durumuna:

Bana göre bu durum ; mühendisin pratik bilgiyi kapatmak için geçireceği zamanı azaltacaktır. Teknik lise mezunlarının zeka seviyesi çoğu lise öğrencisinin üzerindedir. Bizim zamanımızda teknik liseye, anadolu tekniğe girmek için ortaokul başarı puanını 5 üzerinden 4,5 un üzerinde kimi okullarda 4.8 in üzerinde istiyorlardı. Şimdiki durumlarını bilmiyorum. Belki bu baraj katsayı uygulamasıyla birlikte aşağı düşmüş olabilir.

Mühendise pratik bilgi her zaman lazım, ya öncesinde bunu tamamlar üniv. ye gider veyada sonrasında 4-5 sene özel sektörde çırak bi staj görür. Tabi normal bir ilerleme olmaz onunkisi, yönetici vasfının getirdiği artılarla bu işi 1-2 senedede yapabilir.

Son olarak şunu söyleyeyim; üniversitelerde okuduğunuz derslerin sizin mühendisliğinize katkısı çok az olacak, asıl okul sizin için özel sektör olacak. Bu boğaziçilisi içinde, itü lüsü içinde böyle... siz kendinizi kişisel gelişim adınada mutlaka geliştirin. Bir ikinci yabancı dil, hitabet gücü, yönetme sanatı gibi konularda kendinizi geliştirin. İş yerine yeni bir mühendis alırken bilgisinden çok; pratik zekasına, kültürüne, yöneticilik vasfına, etkileme başarımına, boyuna posuna, dili kullanmasına bakıyoruz. Çok ilginçtir boylu poslu, iri yarı bir mühendisin iş bulma şansı daha yüksektir. Şaka gibi gelebilir ama bunlar doğal kriterler. Mühendis herşeyden önce iyi bir yöneticidir ve iyi bir yöneticide yönettikleri kadar işi bilmek zorundadır.

Yönettiklerinden daha iyi bilemez ise; himayesinde çalıştırdığı insanları yönetemez, yönlendiremez. Bu ise büyük bir yöneticili zaafıdır. Bilmekten kastım: işin teoriği değildir. İşin pratiğini bileceksin ki, doğru ve ekonomik yönlendiresin.

Benim şu ana kadar ki tecrübem; Teknik lise mezunu bir mühendisin düz liseli bir mühendisten bu bağlamda üstün olduğu yönündedir.
dh_experience

Copyright © Murat PINAR - Modified By - Designed by